Bir yıl önce yazmış olduğum yazımda, Doğu Akdeniz’de Türkiye - Güney Kıbrıs Rum Kesimi - İsrail üçgeninde yaşanan enerji gerginliğininin nedeni olan 15 trilyon metreküp doğal gaz rezervinden, bu rakamın parasal karşılığının ise 7 trilyon doları aşacağından bahisle, Doğu Akdeniz’deki gerginliğin arttığından bahsetmiş, bölgedeki siyasi gelişmelerin enerji kaynaklarının paylaşımı ve taşınmasında ülkelerin önceliğini belirleyeceğini vurgulamıştım.

(http://www.turkishny.com/drgoeknur-akcada/17-drgoeknur-akcada/130465-dogu-akdenizde-enerji-jeopolitigi-ve-bolge-ulkelerine-yansiyan-rekabeti#.U9OUWxYY48c) O dönemde söz konusu bölgede Türkiye ve Kıbrıs Rum Kesimi, yeni keşfedilen petrol ve doğal gazı çıkarma ve bu kaynaklara erişimlerini savunma hususunda çıkar çatışması yaşarken, İsrail ve Lübnan ortak deniz sınırları ve kara suları hakkında tartışmaya devam etmekteydi. Doğu Akdeniz'de ABD, İsrail, Türkiye ilişkileri de buna göre değişmeye başlamıştı. Fakat bir yıl içinde süreç daha da karmaşık hale gelmiş ve çıkar çatışmaları ülke tavırlarını fazlasıyla belirlemeye başlamıştır. Doğu Akdeniz gazı nedeni ile İsrail ve GKRY arasındaki ekonomik işbirliği sürerken, konunun İsrail politikaları açısından Filistin boyutu da dikkat çekici bir mahiyet kazanmıştır.

***

“Katliamın arkasında gaz savaşı var!” başlığıyla HT Ekonomi’de yayınlanan British Gas’ın (BG) küresel operasyonlarında uzun yıllar uluslararası hükümet işleri direktörü olarak görev yapan Mehmet Öğütçü ile yapılan röpörtajda yer alan bilgilere değinerek, bazı kaynakların verdiği bilgilere dikkatinizi çekmek isterim. Öğütçü, İsrail’in Gazze’ye (Gaza) yaptığı saldırıların altında yatan en önemli nedenlerden birinin enerji olduğunu ve Filistin’in 4 milyar dolarlık rezervinin buna yol açtığını söylemektedir.

2000’li yılların başında BG’nin, Filistin karasularında Gazze Marine’de milyarlarca metreküplük gaz rezervleri bulunması nedeniyle İsrail’in, Ortadoğu ve Doğu Akdeniz haritasının yeniden çizildiğinin farkında oluşu ile başlayan girişim,  değişime uğrayarak daha önce kabullendiği Filistin Devleti varlığını da kenara itmesine neden olmuş ve kendi konumunu güçlendirmek adına saldırılarına tekrar başlamıştır.

Filistin gazı konusu, çok sayıda kaynak ve raporun ortaya koyduğu üzere, British Gas’ın 1999’da İsrail’e bitişik Filistin karasularında yer alan 30 kilometre açık denizde, 600 metre derinlikte Gazze Marine’de (Gaza Marine 1 - Gaza Marine 2) ticari ve işletilebilir yaklaşık 1.4 trilyon metreküplük gaz rezervleri bulması ile başlamıştır. Kaynağın bulunduğu Leviathan bölgesinde toplam 18 trilyon metreküp, tüm kuyuların bulunduğu Levant Havzası’nın tamamında ise toplam 122 trilyon metreküp gaz bulunduğu tahmin edilmektedir. 2000’li yılların başında yapılan taslak anlaşmada Filistin’in çıkaracağı gazı Mısır veya İsrail’e satması planlanmıştı. Bu durum İsrail’in en geç 20 yıl içerisinde doğalgaz kaynaklarını tüketecek olması nedeni ile İsrail’I Filistin gazı için bir numaralı alıcı konumuna getiriyordu.

Görüşmelerden sonra taraflar arasında Gazze gaz sahasının geliştirilmesi için anlaşma imzalanmıştı. Bu anlaşma ile Filistin hem gelir elde edecek hem de İsrail’den elektrik satın almasından dolayı ödemek zorunda olduğu 560 milyon dolardan kurtulmuş olacaktı. Filistin tarafı adına Başbakan Selam Feyyad, British Gas şirketi tarafından Filistin yönetimine ödenecek paranın, Filistin ülkesinin ekonomik kalkınmasında kullanılacağı garanti edecek şekilde Londra ve Washington tarafından kontrol edilen bir banka hesabına yatırılmasını kabul etmiştir. Filistin, elde edilecek geliri askeri amaçlarla kullanamayacak, sadece bölgenin kalkınması ve altyapısına harcayacaktı. Fakat bunun mümkün görülmediği daha o dönemde bile çeşitli açıklamalarla ifade edilmişti. O dönemde, İsrail Genel Kurmay Başkanı Moshe Ya’alon, Jerusalem Center for Public Affairs’de yayınlanan açıklamasında, bu anlaşmanın hiçbir derde derman olamayacağı, Hamas’ın Gazze’de iktidarda olduğu sürece bu paranın en azından bir kısmından faydalanacağını söylemiş, Hamas’ın bu parayı İsrail’e karşı direnişi finanse etmeyeceğinden emin olmanın tek bir yolunun, “Hamas’ın Gazze’den kökünü kazınacağı küresel bir askeri operasyonu başlatmak olacağını “açıklamıştı.

Financial Times’ın yazdığına göre, İsrail Başbakanı Netenyahu, İsrail ve Filistin arasında ortak ekonomik çıkarlar oluşturmak umuduyla alanın gelişmesine yeşil ışık yakmıştı. O dönemde İsrailli kaynaklar Netanyahu'nun muhtemelen Gaza Marine ile Mısır gazı konusunda kaybı telafi etmek üzere buna yöneldiğini yazmıştı.

Fakat gelişmeler böyle olamamıştır. Hamas’ın Gazze’de kontrolü ele geçirmesi ile İsrail bu süreci durdurmak istemiştir. Olmert döneminde Filistin ile gaz konusunda müzakereler sürdürülse de bu anlaşmadan Filistin’in kazançlı olacağı gerçeği İsrail kabinesinde Kabul edilmemiştir. Nitekim 2007’den itibaren Gazze saldırıları yeniden başlamıştır. 2008’de BG’ın İsrail ofisi kapanmıştır.

2013’te BG’ın tekrar Gazze sahalarına dönmesi görüşmeleri başlamıştır.Bu durumda Mursi’nin iktidara gelmesi ile İsrail’e gitmekte olan gazın kesilmesi etkili olmuştu. Mısır’da koşullar değişince İsrail tekrar Gazze gazı konusunda farklı tutum sergilemeye başlamıştır. İsrail BG ile görüşmeler yaparak İsrail gazını Mısır üzerinden satmak için girişimlerde bulunmuştur. Böylece Gazze doğal gaz çalışmaları durmuştur.

Sonuç olarak İsrail’de hükümet değişikliği olması, bu arada Gazze’de Hamas’ın seçimle işbaşına gelmesi ve satılacak gazın fiyatı konusunda ihtilafın derinleşmesi sonrasında bu anlaşma rafa kaldırılmıştır. 2017’de Filistin ile yapılan anlaşma gereğince üretime geçilmesi öngörülüyorken, British Gas, bu sahalardaki yüzde 90 hissesini satma noktasına gelmiştir.

Filistin yönetimi BG dışında, Rus Gazprom ile de görüşmeler yapmış, 23 Ocak 2014’te Filistin Lideri Mahmut Abbas Moskova’da Rus lider Vladimir Putin ile görüşmüştü. Görüşme ile ilgili değerlendirmesini yaparken Abbas, "Biz Rusya'nın uluslararası arenada aktif ve etkili bir güç olduğunu görmekten mutluyuz." diyerek memnuniyeti belirtmişti. Taraflar arasında, bu çerçevede, doğalgaz alanının ötesinde, Filistin toprağı Ramallah ve Bati Şeria dolaylarında petrol çıkarma alanlarının işletilmesi konusunda da işbirliği ön görüldüğü anlaşılmaktadır. Bunun yanısıra Rusya şirketi Technopromexport aynı bölgede 200 mw gücünde bir termoelektrik santralının kurulmasına katılmaya hazırlanıyordu.

Bu adımın, Rusya ile anlaşmaya varmamış olan İsrail'in tepkisine neden olması kaçınılmazdı. Diğer yandan yakın zamana kadar, British Gas Group, İngiliz ve ABD hükümetleri ve eski İngiltere BaşbaklanıTony Blair’in  gaz alanında sorununa çözüm bulmak için çabaları da boşa çıkmıştı. Filistin’in gözlemci ülke sıfatıyla Birleşmiş Milletlere kabulü, Filistin Yönetiminin görüşmeler sürecinde elini daha da güçlendirmekle birlikte, Filistin gazının işletmesine engel olacak gelişmeler ve Gazze Marine doğalgaz yatağının bloke edilmesi gecikmemiştir. Çok geçmeden Filistin’in Hamas ve El Fetih arasındaki bölünmesi ile birlikte Gazze hükümeti ile ilgili yasaklar başlamıştır.

Filistin’de yeni bir hükümetin 2 Haziran 2014’te kurulması, Rusya ve Filistin arasında anlaşma olması olasılığını daha da güçlendirmiş görünmektedir. Ardından 12 Haziran 2014’te, 30 Haziran’da ölü bulunan, İsrailli üç gencin kaçırılması olayı meydana gelmesi sonrası oluşan zemin İsrail’in planlamasına zemin teşkil etmiştir. İsrail’in Filistin’e son saldırıları enerji politikaları açısından da değerlendirilmeli ve bölgesel, küresel enerji politikalarındaki ülke çıkarları da göz önünde bulundurulmalıdır. Hatta bu bağlamda doğalgazda küresel değişimler ile 2017’den itibaren arzın bollaşacak olmasının ve petrole endeksli gaz fiyatından hub esasına dayalı fiyata geçilmesininin yaratacağı etki, Rusya’nın bu durumdan nasıl etkileneceği Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesi, Doğu Ukrayna konusunda’ki gelişmeler de bu çerçevede değerlendirilmelidir. Diğer yandan ABD’nin Doğu Akdeniz gazının uluslararası piyasalara çıkması için aktif çaba harcaması da enerji politikalarının global anlamda çok boyutlu durumu ve çıkarları açısından değerlendirilmelidir.

http://www.al-monitor.com/pulse/ar/business/2014/01/russia-palestine-offshore-gas-field-gaza.html

http://www.theguardian.com/environment/earth-insight/2014/jul/09/israel-war-gaza-palestine-natural-gas-energy-crisis

 http://www.ft.com/cms/s/0/13474ef2-3027-11e3-80a4-00144feab7de.html#axzz38acoXfqS

http://www.offshore-technology.com/projects/gaza-marine-gas-field/

http://ekonomi.haberturk.com/etiket/mehmet_öğütçü

http://www.al-monitor.com/pulse/business/2014/01/russia-palestine-offshore-gas-field-gaza.html

http://www.theecologist.org/News/news_analysis/2482929/gaza_israels_4_billion_gas_grab.html

http://www.theecologist.org/News/news_analysis/2489992/armed_robbery_in_gaza_israel_us_uk_carve_up_the_spoils_of_palestines_stolen_gas.html

http://jcpa.org/article/does-the-prospective-purchase-of-british-gas-from-gaza-threaten-israel’s-national-security/

http://www.globalresearch.ca/war-and-natural-gas-the-israeli-invasion-and-gaza-s-offshore-gas-fields/11680

http://www.europarl.europa.eu/RegData/etudes/briefing_note/join/2014/522339/EXPO-AFET_SP(2014)522339_EN.pdf