Bir ülkenin belirli bir dönem içinde, mal, hizmet ve sermaye akımları gibi işlemler dolayısıyla dış dünyadan sağladığı gelirler ile dış dünyaya yaptığı ödemeleri içeren tüm iktisadi ilişkilerin sistemli bir biçimde yer aldığı bilançoya, ödemeler bilançosu denir. Ödemeler bilançosu, ülkelerin söz konusu dönem içerisindeki dış ekonomik ve mali ilişkilerinin durumunu göstermektedir.

Bir ülkenin ödemeler bilançosunun incelenmesi, o ülkenin uluslararası iktisadi ilişkilerinin nitelik ve boyutlarının anlaşılmasına olanak sağlar.(1) Ödemeler dengesi; geniş anlamıyla, bir ekonomide yerleşik kişilerin (Genel Hükümet, Parasal Otorite, Bankalar, Diğer Sektörler) diğer ekonomilerde yerleşik kişiler (yurtdışında yerleşikler) ile belli bir dönem içinde yapmış oldukları ekonomik işlemlerin sistematik kayıtlarını elde etmek üzere hazırlanan istatistiki bir rapordur.(2) Bu bilanço raporu ile, ülkenin cari işlemleri hakkında üç farklı sonuca ulaşılabilir. Bunlar; cari açık, cari fazla ve cari dengedir.

Cari açık, bir ülkenin ihraç ettiği mal ve hizmetlerden elde ettiği gelirin, ülkenin yurt dışından ithal ettiği mal ve hizmetlere yaptığı ödemelerden az olmasıdır.(3)

Daha kolay bir tanım ile; bir ülke, ürettiği malı satarken maliyetinden düşük fiyata satarsa cari açık oluşur. Ülkeler bu açığı borçlanarak ya da başka kaynaklar arayışına girerek kapatma çabasına girerler.  Dünyadaki cari açık sorununun ne kadar yaygın olduğunu aşağıdaki tabloda da rahatlıkla görebiliriz.

cari acik harita
Tablo:
Ülkelerin 1980–2008 yılları arası cari dengesi (dolar bazında)

Cari açık veren ülke sayısının artması ve açığın sürekli hale gelmesi, bunun yanı sıra açığın ülkeyi dışsal şoklara karşı zayıflatması ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde yaşanan krizlerin öncü göstergelerinden biri olarak gösterilmeye başlanması, son yıllarda cari açık konusunun önem kazanmasına yol açmıştır. Türkiye’de de cari açık sorunu ve bu açığın finansmanında yaşanan zorluklar, en çok tartışılan konulardan biridir.(4)

Türkiye’de Cari Açık

Uzmanlar tarafından Türkiye’nin en kırılgan noktası olarak gösterilen cari açık, son 10 yılda 76 kat arttı. En son cari fazla verilen 2001’den sonra, dış ticaret dengesindeki bozulmayla birlikte hızlı bir artış gösterdi. Türkiye’nin cari açığı, 2013 Mayıs’ında bir önceki yıla göre yüzde 41 artarak 7,5 milyar dolara ulaşırken, yıllık bazda da 53,6 milyar dolara ulaştı. Türkiye, CIA’nin yayınladığı The World Factbook’a göre; 2012’de cari açık miktarı olarak 193 ülke içinde 189. sırada yer aldı.(5)

cari acik seyri

Grafik: Türkiye’de yıllara göre cari açığın seyri

Cari işlemler açığı, 2013 yılı üçüncü çeyreğinde de artış gösterdi. Altın ithalatının tarihsel ortalamalarının üzerinde seyretmeye devam etmesi, cari açıktaki artışın temel nedenini oluşturmuştur. Nitekim altın hariç bakıldığında cari açık, üçüncü çeyrekte de daralma eğilimindedir. İç talep unsurlarının ılımlı bir seyir izlemesi nedeniyle ithalat artışının düşük oranda gerçekleşmesi, ihracatın ise Avrupa Birliği (AB) kaynaklı talepteki canlanma nedeniyle artış eğilimi göstermesi, altın hariç dış ticaret açığının iyileşmesine neden olmuştur. Türk lirasının değerinin,  özellikle gelişmekte olan ülkelere kıyasla rekabetçi seviyelere gerilemesi de, altın hariç dış ticaret açığındaki daralmayı destekleyen diğer bir unsur olarak değerlendirilmektedir. Turizm gelirlerindeki artış eğilimi, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’in geriye yönelik yaptığı düzeltme nedeniyle gerilemiştir. Buna rağmen hizmet gelirleri, 2012 yılının aynı dönemine göre yüzde 9,5 büyüyerek cari işlemler dengesine verdiği olumlu katkıyı sürdürmüştür.(6)

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Ödemeler Bilançosu 3. Çeyrek Bilanço Raporunda da bahsedildiği gibi; Avrupa Birliği, turizm, Türk Lirasının değeri gibi birçok etmen, cari açık değerlerinin değişmesinde büyük rol oynuyorlar. Burada belirtmemiz gereken önemli bir nokta var. Cari açık, ilk bakışta çok zararlı ve mantıksız gibi görünüyor olsa da, yatırım yapmak amacıyla oluşan cari açıklar, uzun dönemde ülke ekonomisine pozitif etkiler yapabilir. Ancak şu da var ki; cari açığın tamamını hiçbir zaman yatırım harcamaları oluşturmaz. O yüzden de cari açığı tamamıyla pozitif bir durum olarak göremeyiz. Bunun sebebi de, cari açığı oluşturan ikinci etmen olan tüketim harcamalarıdır.

Cari açığın tersi durumu ise cari fazladır. Cari fazla; ekonomide üretimler toplamı, tüketim toplamından fazla ise oluşur. Ekonomistlere göre; cari açık da, cari fazla da ideal olan değildir. Çünkü her iki durumda da olumlu görünen taraflar olsa bile, sonuçta hem cari açık hem cari fazla, ekonomide bir dengesizlik durumudur. Ekonomistler, ideale daha yakın olarak ‘cari denge’ durumunu belirtmişlerdir. Cari denge durumu, ekonomiye giriş çıkış yapan döviz miktarlarının birbirine eşit olması durumudur.(7) Bu eşitlik durumuna ulaşmak oldukça zordur. Çünkü ülkeler, genellikle kendi para birimleri üzerinden borçlanmazlar. Bu borçlanmalar, genelde dolar ile yapılır. Bu da ABD’nin ekonomi politikalarından doğrudan etkilenmek anlamına geliyor. Nitekim  ABD Merkez Bankası FED’in tahvil alımlarını azaltacağı açıklamasının ardından doların yükselişe geçmesi, tüm ülke tahvillerinin faizlerinin artmasına yol açtı. Bunun bir sonucu olarak artık daha yüksek maliyetli borçlanmak durumunda kalıyorlar.

Geçmişte cari açığını kapatmak isteyen birçok ülke, çeşitli yöntemlerle bu sorunu çözmeyi denedi. En çok kullanılan yöntemlerden biri; ülkenin para biriminin değerini düşürmek olmuştur. Bu yöntemle, ülkede üretilen malların yurt dışı pazarlarında fiyatının azalacağı için talebin artacağı düşünüldü. Para birimi değersizleştiği için ithal edilen ürünler pahalılaşacak, bu da ithalatı azaltacaktı. Cari açığı azaltmasa da cari açığın fonlamasını kolaylaştıran bir diğer yöntem ise; yabancı yatırımcıya kolaylıklar sağlama oldu. Ülkeye giren sermayeden alınan vergilerin düşürülmesi, düzenlemelerin hafifletilmesi gibi etkenler yabancı fon girişini artırmaya yönelik kullanılan yöntemlerdir.

Cari açık, özellikle gelişmekte olan ülkelerin en büyük sorunlarından biri olmaya uzun süre devam edecek gibi görünüyor. Cari açığın kapatılması bile bu sorunun çözülmesine yeterli olmayabilir. Çünkü ülkelerin ekonomisi, yalnız iç politikalarına değil birçok dış etmenlere de bağlı olarak değişkenlik gösterebiliyor. Örneğin ABD Merkez Bankasının kararlarından sonra, dolar bazında borçlanan ya da yatırım yapmayı düşünen her kesim, derinden etkilendi. Bu yüzden de bir ekonomik sorunun çözümünde kullanılacak politikalar, dış etmenlere karşı oldukça dirençli, kararlı ve etkili olmalı. Uzun vadede ülkeler, dışa bağımlı oldukları kalemleri azaltabilmeli ve siyasi ve ekonomik istikrara yönelik çalışmalar yaparak iç ve dış yatırımcılara güven vermelidir.

Türkiye İçin Çözüm Önerileri

Türkiye’de cari açık ile ilgili asıl sorun, açığın ne büyüklükte olduğundan çok, bu açığın ekonomi içinde meydana getirdiği çatlaklardır. Uzun vadeli sermaye girişleriyle finanse edilen cari açık büyüklüğü, tek başına kaygı kaynağı olabilecek bir gösterge değildir. Ancak ülkemizde olduğu gibi, kısa vadeli sermaye girişleriyle finanse edilen bir cari açık, taşıdığı ani sermaye çıkışı riski nedeniyle, boyutu ne olursa olsun sürdürülemezdir. Bu çerçevede, cari açığın artmasını önlemeye yönelik politikaların uygulanması zorunluluk arz etmektedir. Açığı kapatmak için sıcak para yerine sabit yabancı yatırımların ülkemize gelmesi daha fazla teşvik edilmelidir. Böylece hem sıcak paranın yol açtığı risklere karşı daha iyi bir koruma, hem de daha sağlam temellere dayalı bir ekonomik büyüme sağlanmış olacaktır. Doğrudan yabancı yatırımları ülkemize çekebilmek için; yatırımcılara güven ortamı sağlanmalı, siyasi ve ekonomik istikrar sürdürülmeli ve uygun yatırım ortamı temin edilmelidir. Yurt içi üretimin ithalat bağımlılığının azaltılması amacıyla, sanayide kullanılan ithal ara girdilerin, rekabet koşulları altında yurt içinde üretilmesini sağlayacak politikalar geliştirilmelidir.(8) Nitekim Türkiye’de son yıllarda cari açığın kapatılması çalışmalarına önem verilmeye başlanmıştır. Bu kapsamda yerli üretime hız verilmiş, ayrıca enerji ve hammadde konularında dışa bağımlılığı azaltacak bir çok yatırım kararı alınmıştır.

Mahmutsami ÖZCAN – msozcan@sahipkiran.org

http://sahipkiran.org/2014/02/04/cari-acik-sorunu/