Yıllar nasıl da akıp gitmiş...

Türkiye 2007'de gergin geçeceği anlaşılan Cumhurbaşkanlığı seçimine doğru hızla yola alırken, o dönemde Tercüman gazetesinde köşe yazıyordum.

Zor yıllardı...

Başarılı gazeteci Şamil Tayyar da o süreçte Tercüman'da köşe yazarı olmuş, köhnemiş sistemin karanlık dehlizlerine ışık tutan yazıları o sürecin aktörlerinin oyun düzenine çomak sokunca, gazete kendisini taşıyamaz hale geldiği için yazılarına ya kendi isteğiyle son vermiş ya da bıraktırılmıştı.

2006 yılı Ağustos ayı geldiğinde çok geçmeden bizler de bir operasyon yedik.

Önce gazetenin genel yayın yönetmeni değiştirildi.

10 Ağustos 2006 Perşembe sabahı her zaman olduğu gibi bir gün önce kaleme aldığımız yazılarımızı ertesi sabah gazeteden okumak için elimize aldığımızda köşelerimizde yazılarımızı göremedik.

Benimle birlikte aralarında Prof. Dr. Mim Kemal Öke, Yavuz Bülent Bakiler, Ergun Göze gibi isimlerin de bulunduğu 10'dan fazla yazarın işine hiçbir gerekçe gösterilmeden aynı gün bir çırpıda son verilmişti.

İşimize kimin neden son verdiğini de olayın üzerinden ancak 2 yıl geçtikten sonra öğrenebildik.

Tercüman'ın genel yayın yönetmeni Ergenekon soruşturması kapsamında 1 Temmuz 2008'de gözaltına alındı. Konuyla ilgili basına yansıyan iddialardan biri de, gazetenin bu ekibin kontrolüne geçtikten sonra darbe çağrısı içerikli haberlere yer vermesiydi. Yayın yönetmeninin asker bağlantıları daha sonra çok yazıldı çizildi.

Darbecilerin işini zorlaştıracağımız için yazılarımıza son verilmiş olması tarihçe-i hayatımızda hoş bir ayrıntı olarak kaldı gitti.

İşte o dönemde Haber 7 bize yüreğini de sütunlarını da açtı.

Tercüman gazetesi yazarlığının ardından Türkiye'nin telifli ilk internet köşe yazarı olarak 1 Eylül 2006 tarihinde bu köşede yazılarıma başladım.

Yeni Şafak'tan teklif gelip de 23 Şubat 2010'dan itibaren orada da yazmaya başladığımda bu teklifi Haber 7 yazılarımın sürmesi karşılığında kabul etmiştim.

Yeni Şafak yazılarımın sonlandırıldığını 30 Aralık 2013 tarihinde kamuoyuna deklare etmiştim. Baktım orada tam 400 köşe yazısı yazmışım.

Haber 7'de yaklaşık 8 yıl süren yazı serüvenimde bu yazı 920. yazım.

Bu kadar yıl boyunca bu köşede yazılar bir defa bile aksamadı.

Arkadaşlara, “herhangi bir nedenle yazım vaktinde ulaşmamış olursa, ‘ne oldu acaba?' diye beni aramadan önce evvela peşinen bir fatiha okuyun, kesin ölmüşümdür, ondan yazımı kaleme alamamışımdır” demiştim.

Bunca yıl bu titizlikle yazıldı bu köşede yazılar.

Bir veda yazısı yazmadan köşeyi kapatmak kimi okuyucularımızda da benzer duyguların oluşmasına ve “ne oldu acaba bu adama?” diye meraklarına mucip olabilirdi.

Benden duyun istedim.

Veda vakti şimdi...

Türkiye'nin gündemi ve şartları malum.

Her ne kadar bu kritik süreçte yazılarımızı yazı mahallerimiz açısından ciddi bir sorun ve yük teşkil etmemesi açısından daha başlangıçta bir otosansürle kaleme alsak da, bunun taşınabilir ve sürdürülebilir olmadığı da artık ortada.

25 Aralık tarihli “Yazı yazmak zorlaştı” başlıklı yazımda, bunun ilk işaretlerini vermiştim.

Arkadaşlar nezaketlerinden “durumlar kritik, ortam malum” diyemeyebilirler. Yol arkadaşlığı açısından yük olmak ve risk oluşturmak yakışmaz bizlere. Gitme vakti şimdi.

Varsın ülke kazansın, bizler kaybedelim, kıymeti yoktur.

Mevla bu milletin yollarına su serpmiş bir kere...

Ortalık belki biraz daha bulanacak ama ardından çok daha parlak ve tertemiz günlerin geleceğini göreceksiniz.

Bu köşede bir kez olsun birilerini özellikle eleştirmek ve özellikle övmek için tek bir yazı kaleme alınmadı. Bununla birlikte kantarın topuzunun kaçtığı zamanlar da olmuştur.

Çok ağır okuyucu yorumları ve eleştirileri aldığımız zamanlar da oldu.

Ben helal ettim hakkımı, varsa sizler de helal edin bizlere...

Fırsat oluşur da yeni yazı platformları oluşursa, bakarsınız ola ki oralardan sesleniriz sizlere..

Sağlıcakla kalınız, Allah'a emanet olunuz efendim.

Prof. Dr. Osman Özsoy - Haber 7

yazaramesaj@gmail.com

www.osmanozsoy.com.tr

www.twitter.com/ozsoyyazilar