Bir ulusun herşeyden önce bir Anayasası vardır..

Bir de korumakla yükümlü olduğu, üzerine titrediği yasaları ve en temkinli olduğu bir YASA vardır..!

Değişmesi, değiştirilmesi, değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceği, deyim yerindeyse kutsi bir yasa..

Bir ulusun varlığının ve bütünlüğünün her ne pahasına olursa olsun korunması gibi yaşamsal olan ve kitlelerin saygı duyduğu resmi kanun..

*

Alman ulusu, yakın tarihinde oligarşi konusunda altın değerinde engin deneyimlere sahip oldu..

Serinkanlı, çok kararlı, ciddi ve disiplinli bilinirler  öteden beri zaten..

1945 sonrası vazgeçilmez,  değişmez normları da oluştu..

Cermen ırkı, uzun yaşam deneyleri sonucunda akıllandı.. !

Hezimet yaşadıkları savaş sonrası sınav verdikleri ünlü Nürnberg savaş mahkemelerinin  her anını beyinlerine kazıdılar..

Nihai sonucu iyi okudular..  Kendilerine gereken dersleri fazlasıyla çıkarttılar..

Tarihe geçen duruşmanın olumsuz sonuçlarını asla unutamadıkları içindi bu  hassasiyetleri..

Anayasa'larının ana kuralı saydıkları iktidara karşı  demokratik  'direnme hakkı' nı  özenle korumaktalar..

Alman halkının bu  hukuksal refleksi çok iyi analiz edilmeli..

Dahası izlenmeli, esastan incelenmeli ve doğru örnek olarak alınmalı..

İktidarı ele geçiren bir diktatörün boyunduruğuna girmeme kaygısıyla alınan kaçınılmaz tek önlem  işte bu kilit yasa..

Deyim yerindeyse 'PortaKAL,  ordaKAL' diyerek..

Oligark'ın elini kolunu bağlayan, haddini bildiren bir sigorta..!

Koskoca dünyayı kasıp kavuran, felaketle sonuçlanan bir büyük trajedinin tekrarından kaçınma..

Nazi rejimine bir kez daha asla geri dönmemek endişesiyle..

SS'lere ve Gestapo'ya yeniden teslim olmamak adınadır bu refleks..

'Anayasa'yı Koruma Örgütü', dünyanın en anlamlı, en yerinde  ve gerekli örgütüdür kanımca..!

Her eve, her ülkeye lazım..!

Esen kalınız.. 

Ali Bilge HASDEMİR