Comandante Chavez, herşeyden önce kendisini bir devrimci olarak tanımlamaktaydı..

O kendisini, bazan "Troçkist,Leninist" bazan ise “Bolivarcı” olan devrimci bir kişilik olarak gördü..

Liderin, devrimci Küba'ya yaptığı yardımlar ortadadır.. Ülkesindeki amerikan işbirlikçisi muhalefete karşı halkının yanında olmayı her zaman başarmıştı.

O, siyasi kimliğini henüz kazanmamışken idealist bir kişi ve başarılı bir askerdi..

1992 yılında yarbay rütbesi taşırken, büyük yolsuzluklarıyla ünlenmiş, hatta yanlış yürütme görevi ayyuka çıkmış olan dönemin devlet başkanı Carlos Andrés Pérez'e karşı bir darbe girişiminde bulunmuştu..

Ancak bu girişim başarılı olamamıştı.. Yakalanarak hapse atıldı..
1994 yılında aftan yararlanarak cezaevinden tahliye edildi.. O günden tam 4 yıl sonra yapılan seçimlerde , % 56 oy oranıyla devlet başkanlığına ilk kez seçilmişti..


1998'de seçilen Chávez, yönetimde kalıp kalmaması için 16 Ağustos 2004'de yapılan halk oylamasında ise bu kez rekor bir sonuçla, oyların % 94'ünü alarak seçimi kazanmıştı..

Uygulamaya koyduğu radikal siyasal dönüşümleriyle neo-liberalizme karşı somut bir alternatif oluşturan Chávez, altı yıllık iktidarında, girdiği her seçimde oylarını sürekli arttırmaktaydı..


Hugo Chávez'in halkına verdiği önem, demokrasi, eşitlik ve anayasa ilkelerini öğretmesiyle başlamıştı..


Ülkesinin başındaki yoksulluk, açlık, cehalet, barınma, çalışma ve kadın hakları gibi sorunların çözümünün kapitalist sistem içinde kalınarak sağlanamayacağını iddia etmekte ve idolü olan Fidel Castro gibi ve ondan tam yarım asır sonra devrimden söz etmekteydi..

Venezüella'da, çok daha adil, barışçı, eşit ve özgür bir dünyanın ancak sosyalizme açılarak gerçekleştirilebileceği görüşünü savunmaktaydı..

Chavez, Washington yönetiminin düşman olarak gördüğü Küba, Kuzey Kore, İran, Belarus, Suriye gibi ülkelerle sıkı bağlar kurmuş ve cesaretle ve büyük bir açık sözlülükle, ABD karşıtlığını her yerde, hemen her fırsatta dile getirmişti..

Muhalif darbeyle baştan indirilmiş ancak 48 saat içinde ordunun desteğiyle tekrar iktidara gelmeyi başarmıştı..


Darbeyi düzenleyen muhalif liderler ve üst düzey komutanların bazıları, korkudan hemen ülke dışına kaçmışlardı..


Diktatörlüğü benimsemeyen Chávez'in kötü muamele yapılmayacağı şeklindeki açıklamasıyla, diğerleri muhalif kadroda yerlerini almıştı..

Dünyanın beşinci petrol üreticisi Venezuela, 1,5 milyon varili ABD'ye olmak üzere günde yaklaşık 3,2 milyon varil petrol ihraç etmekte..

Kuzey Kore, İran, Küba, Belarus vs ülkelerle iyi ilişkiler içindedir. ABD eski başkanı Bush'a ise açık açık ‘eşek’ demişliği de vardır..

" Bay Bush, siz bir eşeksiniz; isterseniz, bir de kötü İngilizcemle söyleyeyim.. Mr. Bush, you are a donkey..!"

Chavez, yankee aleyhtarlığını, 2006 yılının Ağustos ayında yaptığı İran gezisiyle de göstermişti..

Son olarak da BM’de yaptığı konuşma sırasında, "Şeytan dün buradaydı" sözleri ile Bush'u bir şeytan olarak tanımlamış ve dünya çapında büyük ilgi toplayan bir konuşmaya daha imza atmıştı..

4 Aralık 2006 tarihinde Venezuela'da yapılan devlet başkanlığı seçimini kazanarak 2012'ye kadar, daha bir sonra da halkının oylarıyla bir kez daha devlet başkanı olmaya hak kazanmıştı..


Chavez, böylesi önemli bir liderdi işte..!


Lâtin Amerika, gönullerine gömdüğü ve asla bir türlü unutmadığı Che Guevara gibi Chavez’i de unutmayacak.. Kesin..!


Geçenlerde, Venezuela Devlet Televizyonu, son yolculuğuna çıkan liderleri Hugo Chavez'in cennete gittiğini gösteren bir animasyon yayınladı..


Elli saniyelik bu animasyonda, cennete giden Chavez; Simón Bolívar ve Che’nin yanı sıra eski Şili lideri Salvador Allende, eski Nikaragua lideri Augusto Cesar Sandino, Arjantinli Eva Peron ve büyükannesi Rosa Inés ile buluşuyor..


Bu arada Chavez'in başkent Caracas yakınlarındaki mezarı başına olan ilgi seli, ziyaretçi akını hâlâ sürüyor..


Mezarı ziyaret etmek için uzun kuyruklar oluşturan halk, geç saatlere kadar dualar edip ilahiler söylüyor. Eski lidere çiçeklerin sunulması için hazırlanan kulübe üzerinde ise "Aziz Hugo Chavez" ifadeleri yer alıyor..


Gladys Herrera ise Chavez'e özel bir şarkı söylüyor..


Bir devrimci lider, bu fâni dünyadan, göçüp gittikten sonra şu garip yeryüzünden ardından daha ne yapılsın, nasıl anılsın ister ki..??


Ne çok sevilmiş, ne çok gönüle taht kurmuş Chavez..


Ki, o taht kralların tahtından kat be kat üstün, değerlidir..

Demek ki, hep yaşayacak olan ölümsüz liderler kervanına katıldı Hugo Chavez..

Tıpkı, Che’nin de bir zamanlar izinden gittiği ulusal önderimiz Gâzi Mustafa Kemal Atatürk gibi..

Esen kalınız, hepp..

Ali HASDEMİR