Dünya değişirken Türkiye kendine nasıl bir yol çiziyor? Bu toplum yeni, yepyeni bir Anayasa istiyor. Kadınlar, gençler, dinsel/etnik/cinsel/kültürel azınlıklar, bambaşka kesimlerden insanlar... Türkiye yeni bir Anayasa'yı hak ediyor.
Öyle bir Anayasa ki düşünce suç olmaktan çıksın. Kelimeler ve fikirler, el bombaları ve silahlarla aynı muameleye tutulmasın.
Öyle bir Anayasa ki birey karşısında soyut bir devlet fikrini kollamayı bırakıp, şu yüzyıllardır gelen güçlü ve tam otoriter devlet çizgisini aşıp insan haklarını öne çıkarsın. Tüm gelişmiş demokrasilerde olduğu gibi.
Öyle bir Anayasa ki farklılıklardan korkmayan ve ortak değerler etrafında kenetlenebilen, demokratik, çoğulcu, çoksesli bir sivil toplumu mümkün kılsın.
Öyle bir Anayasa ki güçler ayrılığına sadık kalsın.
Öyle bir Anayasa ki basının, sözlü ve görsel basının, demokrasilerin olgunlaşmasında ne denli önemli ve dengeleyici bir rol oynadığını görsün. İfade ve basın özgürlüğüne sahip çıksın.
Öyle bir Anayasa ki ister muhafazakâr ister sosyal demokrat, ister Kürt ister Türk, ister solcu ister sağcı, hiç kimsenin eline aşırı güç vermesin. Çünkü her şeyin olduğu gibi gücün de aşırısı zarardır, yanıltır. Çünkü mutlak otorite, mutlak körlük demektir.
Ülkenin eski üniversitelerinden İstanbul Üniversitesi'nde "Yeni Anayasa Çalıştayı" başlıyor bu hafta. Merakla, ilgiyle takip ediyorum.
Çünkü Türkiye yeni bir söylem istiyor.
Yeni bir söylem, olgun bir demokrasi, kendinden olmayan ya da kendi gibi düşünmeyene de saygı duyabilen, alan açabilen yepyeni bir nesil... Ve tüm bunların hayal olmadığı bir memleket...

http://www.haberturk.com/yazarlar/elif-safak/711967-yeni-yepyeni