İşsizlikte dünyanın önde gelenleri arasında yer almak..

Kötü bir duygu kuşkusuz..


Tablo hiç de iç açıcı değil..

İşşizlikte geldiğimiz son nokta şu:

Dünya 5'nciliği!!

Guinness Rekorlar Kitabı'ndaki yerimizi alışımız ise yeni değil elbette.

En çok işsizliğin yaşandığı ülke; Güney Afrika.

Yüzde 23.6’luk  oran ile..

Bizimkine bakalım asıl, elalemin boşta gezerliliği sonra da ele alınabilir..

Son bir yılda (hem de resmi rakamlarla) kaydedilen işsiz insan gücü artışımız çok çarpıcı:

1 milyon 179 bin..

Bu artışla resmi işsiz sayımız: 3 milyon 382 bin kişiye yükseldi.

Korktuğumuz başa geldi..

Kılı kırk yaran Devlet İstatistik Enstitüsü res'men açıkladı:

Her 4 gencimizden 1'i işsiz geziyor.

4 kişiden 1'i en az 1 yıldır iş aramakta..

Kentlerdeki işsizlerin sayısı kırsaldakinin hemen hemen iki katı.

Tarım bitmiş, hayvancılık tarihe karışmış olduğundan kentlere yığılmış, iş umudu peşinde koşanlar.

İş arayanların profili ise şöyle;

Yüzde 71.9'u erkek (genç) nüfus

Yüzde 60.4'ü lise altı eğitim

Yüzde 26.1'i bir yıl ya da daha uzun süredir iş arıyor

Yüzde 31.4'ü sıklıkla eş-dost vasıtasıyla iş arıyor

Yüzde 90.1'i ise daha önce bir işte çalışmış..

Ki, bu kişilerin sayısı 3 milyon 47 bin kişiye eşit..

Daha önce işi olanların 3 milyondan fazlası işsiz düşmüş..

İşte bu çok çarpıcı ve alarm veren konu!

Herhangibir sosyal güvenlik kurumunun şemsiyesi altında olmadan çalışan kayıtdışı, güvencesiz işçilerin sayısı ise 44.6'ya kadar yükselmiş..

Şahsen en fazla üzüldüğüm ise son anketlerde ümitsizlerin sayısının 723'bine kadar çıkması.

Geçtiğimiz Mayıs ayında işsiz olup da potansiyel olarak iş aramadığı halde, işte çalışmaya hazır olanların sayısı yüzde 7.3 artış kaydetmiş ve 1 milyon 944 bine yükselmişken, şimdi umudunu yitirenlerin sayısı neredeyse 1 milyona doğru tırmanışa geçmiş çünkü..

Bu sosyal travmayı ne yaparak geçiştirecek, neyi nasıl yapıp da önleyeceğiz?

Bilmem şu benzetmem uygun düşer mi?

Yıllar boyu enerjisi ve her tür verimiyle boşa akan akarsularımız gibi boşa akan potansiyel insan enerjimiz söz konusu olan..

Bir fikri ya da orijinal bir açılımı olan var mı?

Bir zamanların Demirel'den sonra ikinci "Bir Bilen'i", ekonominin can simidi olarak paçasına sarıldıkları Kemal Derviş, bir süredir BM'de Kalkınma Programı Planı Başkanı biliyorsunuz.

Şu son aşamada bir sorsalardı kendisine, acaba nasıl bir tahlil yapar, ne gibi bir teşhis koyardı dersiniz?

Son hükümetin 2003 ile 2007 arasında, Dervişi'in önceden oluşturduğu ve öngördüğü ekonomik modeli ve yöntemi uygulamayı sürdürmesini ve göreceli iyileştirmelerin de bu nedenle gerçekleştiğini bildiğimiz için bu ismi özellikle ortaya attım..

Zaten siz anladınız onu..!

Esen kalınız..

Ali HASDEMİR
yazaristan.net

19.08.2009

 

Ali Hasdemir
AHASDEMIR@turkishny.com