FARKINDA mısınız?

Ahmet Kaya her yerde!

*

- Taksiye biniyorum... “Kum Gibi” şarkısı çalıyor takside.

- Türkü barlara gidiyorum... Onun gibi şarkı söyleyen sanatçılarla karşılaşıyorum.

- Benzin istasyonlarında... En çok onun CD’leri satılıyor.

- “Kafama Sıkar Giderim” şarkısı, neredeyse Türkiye’nin bütün mahallelerinin milli marşı haline gelmiş durumda.

- Gençlere bakıyorum... Hepsi Ahmet Kayacı... Hepsi Ahmet Kaya keşfiyle meşgul.

- Milliyetçilere bakıyorum... Ahmet Kaya şarkılarında geçen “Yaman Çelişki” ibaresini kullanıyorlar.

- İçli İslami muhafazakârlar, gizli açık onu dinliyorlar.

- Müzik sitelerinde Ahmet Kaya, rekor üzerine rekor kırıyor.

- Tutukevlerinden “Başım Belada” şarkısının nameleri yükseliyor.

- Gazeteler, onun şarkı sözlerinden uyarlanmış manşetler atıyorlar.

- Çatal bıçak fırlatanlar... Ya utanıyorlar ya da utanıyor gibi yapmak zorunda kalıyorlar.

*

Kısacası...

Ölümünün üzerinden şunca zaman geçmesine rağmen...

2017 itibarıyla...

Ahmet Kaya, yaşayan bütün sanatçıların çok ama çok üzerinde.

*

Bu konuda şu üç şeyi söyleyeceğim:

- BİR: Ahmet Kaya her geçen gün daha çok “Türkiye’nin üzerinde birleştiği değerlerden biri” haline gelmekte.

- İKİ: Ölümünden sonra her yıl biraz daha yükselen bir sanatçı olmak... Dünyada eşine az rastlanılır bir olay.

- ÜÇ: Bu zafer... Sürülmüş, yani ötelenmiş, yani itelenmiş bir sanatçının çok ama çok büyük bir zaferidir.

SAVUNMAYIN BANA ŞU MUSTAFA SABRİ’Yİ

ADAM sarıklı... Adam hoca... Adam şeyhülislam...

Ve bu adam...

Aynı zamanda...

- “İngiliz Muhipleri Cemiyeti”nin kurucusu...

- Yaman bir Milli Mücadele karşıtı...

- Mandacının teki...

*

Dindarlık ve vatanseverlik taslayanlara sesleniyorum:

Savunmayın bana şu Mustafa Sabri’yi.

Titreyin ve kendinize gelin.

Denilince aklıma geliyor

KATAR denilince aklıma para geliyor.

- Burhan Kuzu denilince aklıma dram geliyor.

- Meksika yemeği denilince aklıma kebap geliyor.

- İhanet denilince aklıma İstanbul geliyor.

- Reza denilince aklıma müzik notası geliyor.

- Venedik denilince aklıma tatil geliyor.

METİN FEYZİOĞLU NASIL SEVİMSİZLEŞTİ

- ŞARTLI şurtlu hak hukuk savunuculuğu yaparak...

- İstikamet sahibi olmaktan çıkarak...

- Avukat hakkı dendiğinde akan suları durdurmayarak...

İYİ PARTİ NELERİ BAŞARAMADI?

- MHP’ye benzer bir parti olmamayı başaramadı.

- Gündemi belirlemeyi başaramadı.

- Harika bir ekiple çıkış yaptığı izlenimi vermeyi başaramadı.

- Mağdur olmayı başaramadı.

- Meydan okumayı başaramadı.

PEKİ NEYDİ 90 YILLIK REKLAM ARASINDAN MURADINIZ?

ESKİ AK Parti milletvekili Tülay Babuşçu, şöyle yazmıştı:

“600 yıllık imparatorluğun 90 yıllık reklam arası sona erdi.”

*

Açık ve seçik anlamı şuydu bu cümlenin:

“Cumhuriyet reklam arasıdır, reklamlar bitti.”

Herkes de böyle anladı zaten.

*

Fakat Tülay Babuşçu, dün itibarıyla yeni bir açıklama yaptı bu konuda.

Diyor ki:

“Benim yazdığım cümlede ne cumhuriyet var, ne cumhuriyeti yıkmak var, ne de cumhuriyeti kaldırmak var. Ben bunları kastetmedim.”

*

Peki neyi kastetmiş?

Bilmiyoruz. Çünkü açıklamıyor ya da açıklayamıyor.

*

Tülay Babuşçu, bizim gözümüzde sadece “Cumhuriyet’e reklam arası diyen biri” idi...

Fakat şu son yaptığıyla...

- Hem Cumhuriyet’e reklam arası diyen...

- Hem de sözünün arkasında duramayıp geri vites yapan...

Biri haline gelmiş oldu.

BİR YİĞİT HOCA: ALİ RIZA DEMİRCAN

HERKESİN Ali Bulaç ismini zikretmekten bile tırstığı bir dönemde...

Ali Rıza Demircan çıktı ve dedi ki:

“Ali Bulaç benim 45 yıllık dostumdur. Emsali gerçekten çok az olan düşünce adamlarımızdan biridir. Üstelik tefsir yazabilecek düzeyde bir İslam âlimimizdir. 45 yıla varan dostluğumuz süresince kendisinin hep hayır içeren konuşmalarını dinledim. Herkes gibi onun da bazı hataları olabileceği açıktır. Ama bu hataların, tutuklu olarak yargılanmasına sebep olacak boyutlarda olabileceğine asla inanmadım. Mahkeme savunmasını okuyunca bu inancım daha bir pekişti.”

*

Üzerine düşen “şahitlik” görevini cesurca yerine getiren Ali Rıza Demircan’ı yürekten kutluyor ve kendisine “yiğit hoca” diyorum.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/kovulmus-yani-itelenmis-bir-sanatcinin-buyuk-zaferi-40647946